S ile İngilizcə söz
Geçerli fiil: 'görmek' anlamına gelir
"she": İngilizce'de "o" (kadın) zamiri
Geçerli kelime: 'üzgünüm/özür dilerim' demek
Geçerli isim: 'yılan' anlamına gelir
Geçerli fiil: 'söylemek' demektir
Geçerli fiil/komut: 'dur' anlamına gelir
"some": "biraz/birkaç" anlamında sıfat/zarf
Geçerli fiil: 'uyumak' demektir
Geçerli sıfat: 'aynı' demektir
Geçerli isim: 'deniz' anlamına gelir
Geçerli sıfat: 'üzgün' anlamına gelir
Geçerli isim: 'Güneş' anlamına gelir
"small": "küçük" anlamında sıfat
Geçerli sıfat: 'hasta' anlamına gelir
"slay": Harika yapmak, çok iyi görünmek (argo)
Geçerli sayı: 'altı' demektir
"Save": İngilizce fiil, "kurtarmak/korumak" demek.
"Smile": İng. fiil/isim, "gülümseme" anlamında.
"saw": "see" fiilinin 2. hali, ayrıca "testere"
"Soul": İngilizce isim, "ruh" demek, müzik türü de.
"Sit": İngilizce fiil, "oturmak" anlamına gelir.
"Sell": İngilizce fiil, "satmak" demektir.
"Safe": İng. sıfat/isim, "güvenli/kasa" anlamlı.
"Sweet": İng. sıfat/isim, "tatlı/sevimli" demektir.
"Seek": İngilizce fiil, "aramak" demektir.
"Shut up": Yaygın ifade, "sus" anlamında.
- Sister
"Seven": İngilizce sayı, "yedi" anlamına gelir.
"See you": Kısa veda ifadesi, "görüşürüz".
"Sand": İngilizce isim, "kum" demektir.
"Swim": İngilizce fiil, "yüzmek" anlamında.
"Soon": İngilizce zarf, "yakında" demektir.
"Sometimes": İng. zarf, "bazen" anlamına gelir.
"Slow": İng. sıfat/zarf, "yavaş" demek.
"Simple": İng. sıfat, "basit/sade" anlamına gelir.
"Silence": İng. isim/emir, "sessizlik/sus" demek.
Verb “to transmit/dispatch”; very common.
"South": İng. yön ismi, "güney" anlamında.
Means gentle or not hard; common adjective.
Earth’s atmosphere above us; also a name.
Verb “to begin”; very frequent in English.
Bright celestial object; also a noun.
Anything heard; vibrations in air.
Male child; also used in family contexts.
Hidden information; from Latin “secretus”.
Common mineral, sodium chloride.
Verb/noun about doubt or suspicion.
Day of week; often used for weekend.
Warmest season of the year.
Female given name, short for Susan.
Eight‑legged arachnid; not an insect.
Noun/verb about fast movement.
Verb “to talk”; irregular (speak–spoke).
Musical composition with vocals.
Indefinite pronoun for an unspecified person.
Common clothing item worn on the foot.
Verb meaning to move quietly or secretly.
- snack
Basic English command telling someone to sit.
Adjective for being unmarried or alone.
- Sing
Place where students go to learn.
Verb meaning to display or present.
Farm animal raised for wool and meat.
Conjunction meaning “from the time when”.
Les mots dans la liste S ile İngilizcə söz proviennent des joueurs du jeu de mots Le Petit Bac.